SÖYLENTİ

İnsanların iç dünyasını bilmeden sadece dışarıdan gördüğümüz kadarı ile yargılamayı birer huy haline getirmiş durumdayız ya da huy olarak kabulleniyoruzdur.

Bazen sevmediğimiz bir insanı gördüğümüzde ya da dışarıdan bize itici gibi görünen, kıskandığımız kişiler hakkında konuşmaya başlarız tabi buna konuşmak denirse “saçının rengine bak, yine mi aynı ayakkabılar, yirmi yaşında evlenilir mi koca meraklısı işte, pazardan mı giyiniyor kusacağım” bir sürü söylenti.

Bu yaptığının yanlış olduğunu belirttiğimizde ise “ben sadece eleştiriyorum” derler birileri onlara eleştirinin ne olduğunu söylemeli.

Bu konular birden fazla kişi ile konuşulunca dedikodu yapılmış olunur. İnsanları anlamak zordur bir türlü yaranamazsınız uzun giyinince köylü olursunuz köylü olmak suç mu yada garip bir şey mi ?Hayır, bu onların gözünde düşüklük göstergesidir. ya da kısa giyindiğimizde arkamızdan demediklerini bırakmazlar bu sadece kadınlar için değil erkekler içinde geçerli mesela bir erkek ders çalıştığı zaman inek tabirini alırken yaramaz bir öğrenci olunca da haylaz sorumsuz olur yani ne yaparsanız yapın mutlaka bir kulp bulurlar.

Bu söylentileri susturmanın en iyi yolu soru sormaktır yani bana göre öyle “hep aynı ayakkabıları giyiyor” diyen birine “parası var mı” sorusunu ” küçük yaşta evlendi koca meraklısı ne olacak” diyen birisine “isteyerek mi evlendi yoksa zorla mı seviyor mu evlendiği kişiyi yoksa evlenmek onun için bir kaçış mı” gibi sorular sorun bu onları düşünmeye sürükler ve bu ihtimallere kulak asıp susmayı tercih ederler.

Ama bizim için en iyi yol duymamaktır ne demişler ağzı olan konuşur hem o kişilerin hayatınızda ki yeri ne ki söyledikleri sizi etkilesin biz kendimizi bildiğimiz sürece kim ne derse desin, çünkü biz bildiğimiz gibiyiz.

WordPress.com ile böyle bir site tasarlayın
Başlayın